İstanbul Nişantaşı Üniversitesi tarafından düzenlenen 2. Sürdürülebilirlik Zirvesi, 25 Aralık Perşembe günü başarıyla gerçekleştirildi. Zirve, Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Uğur Yozgat’ın açılış konuşmasıyla başladı. Prof. Dr. Yozgat konuşmasında sürdürülebilirliğin yalnızca çevresel bir hedef değil; eğitim, toplumsal eşitlik, yönetişim ve ekonomik kalkınmayı kapsayan bütüncül bir dönüşüm alanı olduğunu vurguladı. Üniversitelerin bu dönüşümde yalnızca bilgi üreten değil, aynı zamanda toplumsal yön veren aktörler olduğunun altını çizerek, İstanbul Nişantaşı Üniversitesi’nin sürdürülebilirliği kurumsal bir öncelik olarak ele aldığını ifade etti.

Zirve boyunca Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları çerçevesinde toplumsal refah, insan odaklı kalkınma, çevresel sürdürülebilirlik ve güçlü kurumlar ekseninde zengin bir içerik sunuldu. Mine Uzun, sağlıklı ve kaliteli yaşam temasını ele aldığı sunumunda, toplum sağlığının yalnızca sağlık sistemleriyle değil, çevresel koşullar, yaşam biçimleri ve sosyal politikalarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu. Sağlıklı bireylerin sürdürülebilir toplumların temel yapı taşı olduğunu vurgulayan Uzun, önleyici sağlık politikalarının uzun vadeli kalkınma açısından taşıdığı kritik öneme dikkat çekti. Dr. Nazlı Kazanoğlu ise nitelikli eğitimi sürdürülebilir kalkınmanın merkezine yerleştiren bir perspektifle, eğitimin yalnızca bireysel başarıyı değil, toplumsal dayanıklılığı ve demokratik katılımı da güçlendiren bir alan olduğunu vurguladı. Dijitalleşme, fırsat eşitliği ve yaşam boyu öğrenme boyutlarıyla ele aldığı eğitim politikalarının, sürdürülebilir bir gelecek için stratejik bir yatırım alanı olduğunu ifade etti.

Toplumsal cinsiyet eşitliği başlığı altında Dr. Bengi Bezirgan Tanış ve Dr. Bengü Kurtege Sefer, kadınların sosyal, ekonomik ve siyasal hayata eşit katılımının sürdürülebilir kalkınmanın vazgeçilmez bir bileşeni olduğunu ortaya koydu. Sunumlarında, toplumsal cinsiyet eşitsizliklerinin yapısal boyutlarını tartışarak, kamu politikalarında ve kurumsal yapılarda eşitliği güçlendirecek mekanizmaların önemine dikkat çektiler.

Dr. Parla Onuk, insana yakışır iş ve ekonomik büyüme temasını ele aldığı sunumunda, ekonomik kalkınmanın yalnızca büyüme rakamlarıyla değil, istihdamın niteliği, çalışma koşulları ve sosyal güvenceyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Sürdürülebilir bir ekonomik yapının, adil ve kapsayıcı bir işgücü piyasasıyla mümkün olabileceğini ifade etti. Zirvenin ilerleyen bölümünde kentler, iklim ve çevresel sürdürülebilirlik ön plana çıktı. Dr. Fırat Demirkol, sürdürülebilir şehirler ve topluluklar başlığı altında, kentlerin iklim krizi, göç, altyapı ve sosyal eşitsizlikler karşısında daha dirençli hale getirilmesi gerektiğini tartıştı. Yerel yönetimlerin ve üniversitelerin bu süreçte birlikte çalışmasının önemine vurgu yaptı.

Dr. Selcen Altınbaş Umut, iklim eylemi üzerine yaptığı sunumda, iklim krizinin artık geleceğe ait bir tehdit değil, bugünün somut bir gerçeği olduğunu ortaya koydu. Bilim temelli politika üretiminin, karbon azaltımı ve uyum stratejilerinin birlikte ele alınmasının zorunluluğuna dikkat çekti. Dr. Erdal Arlı, sudaki yaşam temasını ele alarak, denizlerin ve su ekosistemlerinin korunmasının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda ekonomik ve toplumsal sürdürülebilirlik açısından da hayati olduğunu vurguladı. Kirlilik, aşırı avlanma ve iklim değişikliğinin deniz ekosistemleri üzerindeki etkilerini bilimsel veriler ışığında değerlendirdi.

Zirvenin son sunumunda Dr. Berna Özcan Aksoy, barış, adalet ve güçlü kurumlar çerçevesinde sürdürülebilir kalkınmanın yönetişim boyutunu ele aldı. Şeffaf, hesap verebilir ve kapsayıcı kurumların, hem toplumsal güvenin hem de uzun vadeli kalkınmanın temelini oluşturduğunu vurguladı.

İkinci Sürdürülebilirlik Zirvesi, farklı disiplinlerden akademisyenleri bir araya getirerek sürdürülebilir kalkınma hedeflerini çok boyutlu bir perspektifle ele alma imkânı sundu. Zirve boyunca yapılan sunumlar ve tartışmalar, üniversitemizin sürdürülebilirlik alanındaki akademik birikimini güçlendirirken; öğrenciler, akademisyenler ve paydaşlar arasında bilgi paylaşımını ve iş birliğini teşvik etti.

İstanbul Nişantaşı Üniversitesi, düzenlediği bu tür etkinliklerle sürdürülebilir kalkınmayı kurumsal bir öncelik olarak ele almaya ve bilim temelli, kapsayıcı ve etki odaklı çözümler üretmeye devam etmektedir.